Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
hantol

Sait Faik Abasıyanık Hayatı Nedir

Sait Faik Abasıyanık Hakkında Kısa Bilgi

23 Kasim 1906’da Adapazari’nda dünyaya geldi. Istanbul Erkek Lisesi’nin sonuncu sinifinda iken Bursa Lisesi’ne geçti, buradan mezun oldu. Istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir süre egitim gördü. Ekonomi ögrenimi için Isviçre’ye gitti. Kisa süre kaldi ve Fransa’ya geçti. 3 yil Fransa’da yasadi. Yurda dönüste ticaretle ugrasti. Bir süre Halicioglu Ermeni Yetim Mektebi’nde Türkçe grup dersleri ögretmenligi yapti. Hikayeleriyle tanindi. Yasamini Sisli’de Bulgar Çarsisi’ndaki apartman ve Burgaz Ada’daki kösklerinde annesi ile geçirdi. Evlenmedi. Ölümünden sonra Burgaz Ada’daki evi müze haline getirildi. 11 Mayis 1954’te sirozdan öldü. Annesi, ölümünden sonra "Sait Faik Hikaye Ödülü" olusturdu. Olayi temel alan geleneksel öykü kaliplarini yikarak Türk öykücülügünde yeni yollar açti. Siirsel bir anlatim, gerçegi çesitli durumlariyla görünür kilan bir gözlem ve izlenim gücüyle kendisinden sonraki öykücülere önderlik etti. Çagdas edebiyata katkilarindan dolayi Amerika’daki Uluslararasi Mark Twain Dernegi’nin onur üyeligine seçildi.

Sait Faik Abasıyanık Hayatı Resimleri

  • 3
    Sait Faik Abasıyanık 3 yıl önce

    Sait Faik Abasıyanık

  • 2
    Sait Faik Abasıyanık 3 yıl önce

    Sait Faik Abasıyanık

  • 1
    Sait Faik Abasıyanık Son Kuşlar 3 yıl önce

    Sait Faik Abasıyanık Son Kuşlar

Sait Faik Abasıyanık Hayatı Sunumları

  • 5
    Önizleme: 3 yıl önce

    Sait Faik Abasıyanık Kimdir

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    SAİT FAİK ABASIYANIK(1906-1954)style.visibilitystyle.visibilitystyle.rotationppt_hppt_w

    2. Sayfa
    Hayatı 23 Kasım 1906’da Adapazarı’nda doğdu. İlköğrenimini doğduğu kentte, Rehber-Terakki adlı özel okulda yaptıktan sonra, iki yıl Adapazarı İdaresi’ne devam etti. İstanbul Erkek Lisesi’ne giden Sait Faik, orta öğrenimini 1928 yılında Bursa Erkek Lisesi’ni tamamladı. Asıl adı Mehmet Sait’tir. Soyadları aslında “Abasız oğulları” olduğu halde soyadı yasasının çıkışından sonra Sait Faik’in isteği üzerine Abasıyanık’a çevrilmiştir. Sait Faik Abasıyanık kendi ifadesiyle, liseyi “heyamola ile” bitirdikten sonra fakülteyi terk ederek, Fransa’nın Grenople kendine giderek edebiyat öğrenimi yapmaya başlamıştır. Üç yıl süren bu öğrencilik döneminde Sait Faik Paris, Strassburg, Lion, ve Marsilya arasında yolculuk yapmış, yaz aylarında da İstanbul’a gelmiştir. Bu avare öğrencilik yıllarında içkiye başlamış, Fransa’da içine girdiği bohem hayatı onun kişiliğinde ve sanatında önemli bir rol oynamıştır.style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    3. Sayfa
    1933 yılında babasının isteği üzerine İstanbul’a dönen Sait Faik, Yağ İskele’sinde babasının bir arkadaşıyla ortak bir ticaret evi açmış, ancak burasının iflası ile ticareti bir daha dönmemek üzere terk etmiştir. Daha sonra bir süre Halıcı oğlu Ermeni Yetim Lisesi’nde Türkçe grup dersleri öğretmenliği yapmış, kısa sürede bu işi de bırakıp gazeteciliğe başlamış ve adliye muhabirliği yapmıştır. 1939 yılında babasını yitiren Sait Faik, 1943 yılında gazeteciliği de terk ederek kendini salt yazmaya vermiş, gönlünce, avare bir yaşam sürmüş, Burgaz Ada’ya yerleşerek çok sevdiği balıkçıların, gündelik ekmeklerinin peşinde koşan küçük insanların arasında yaşamıştır. Hiç evlenmeyen Sait Faik, 1946 yılında “siroz” hastalığına yakalanmış, doktorların uyarısı üzerine 1953 yılına kadar içkiyi bırakmış, ancak 1953 yılında Burgaz Ada’dan bıkarak nakletmiş ve bohem yaşamına dönmüştür.Hayatıstyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_y

    4. Sayfa
    5 mayıs 1954’de, sirozun az görülen “ihtilatlarından “özofaş kanaması” geçirerek Marmara Kliniği’ne kaldırılmış, ancak kanama bir türlü durdurulamayınca 11 Mayıs günü saat 02.35’de yaşamını yitirmiştir. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen Sait Faik’in annesi, oğlunun ölümünden sonra, her yıl önceki yılın en başarılı öykü kitabına verilmek üzere onun adına, hala süren bir ödül kurmuştur.Hayatıstyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    5. Sayfa
    Öyküleri İstanbul'un eski hayatını anlatan hikayelerinde, geleneksel öykü kalıplarını kırarak, konu ve olaylardan çok, kısa zaman parçalarındaki dramı büyük başarıyla yansıtan hikayeleriyle tanındı. Ayrıca tüm dünyada bilinen Maupassant ve Çehov tarzı hikayenin yanına Sait Faik tarzını da eklemeyi başarmıştır. Ona asıl ününü getiren Burgaz adasından ve çevresinden kaynaklanan Rum balıkçıları, denizi, deniz kuşlarını, balıkları, doğayı konu edinen hikayeleri oldu. Ayrıca, şiirleri, röportajları ve iki de romanı vardır. Abasıyanık, Türk Edebiyatında durum öyküsünün en önemli temsilcilerinden olmuştur.style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    6. Sayfa
    Öykülerinde kişiler, ait oldukları toplumsal sınıf ve tabakaya bakılmaksızın toplumdan ve doğadan soyutlanmış karakterler değildir. Sait Faik, öyküsüne temel teşkil eden temayı, indirgemekten özenle kaçınır. Konuyla ilişkisi olan insanı yaşatacak öğeleri bulup çıkarmaya çalışır. Öykülerinde, toplumun değişik kesimlerinden insanları (kasaba eşrafı, küçük burjuvaları, balıkçıları, emekçileri) birer birey olarak yaşamın gerçekliği içinde sunar.Eserlerinde toplumun alt kesiminde bulunan insanların olumlu özellikleri ön plana çıkarken, zenginler, çıkarcılar ve üst kesimden insanlar genellikle olumsuz nitelikler taşırlar.Öyküleri style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.visibility

    7. Sayfa
    Yapıtları ÖYKÜLERİSemaver, [1936], Remzi Kitabevi Sarnıç, [1939 ], Çığır Kitabevi Şahmerdan, [1940],Çığır Kitabevi Lüzumsuz Adam, [1948], Varlık Yayınları Mahalle Kahvesi, [1950], Varlık Yayınları Havada Bulut, [1951], Varlık Yayınları Kumpanya, [1951], Varlık Yayınları Havuz Başı, [1951], Varlık Yayınları Son Kuşlar, [1952], Varlık Yayınları Alemdağda Var Bir Yılan, [1954], Varlık Yayınları style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    8. Sayfa
    Şiir Şimdi kitap okuma Vakti, 1953, Yenilik Yayınlar Bir Masa Kırmızı Yeşil Marikula Doğur Mektup O ve Ben Yeis Şimdi Sevişme Vakti (1953) Yapıtları style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    9. Sayfa
    Roman Medar-ı Maişet Motoru, 1944 (İkinci Baskısı Birtakım İnsanlar adı ile 1952,Yokuş Kitap evi Kayıp Aranıyor, 1953, Varlık Yayınları Yapıtları style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    10. Sayfa
    Ölümünden Sonra Yayımlanan Yapıtları Az Şekerli fazla şekerli, 2005, Varlık Yayınları Tüneldeki Çocuk, 1955, Varlık Yayınları Mahkeme Kapısı (Adliye Röportajları), 1956, Varlık Yayınları1. cilt Semaver/Sarnıç 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 2. cilt Şahmerdan/Lüzumsuz Adam 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 3. cilt Medar-ı Maişet Motoru 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 4. cilt Mahalle Kavgası/Havada Bulut 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 5. cilt Kumpanya/Kayıp Aranıyor 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 6. cilt Havuz Başı/Son Kuşlar 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 7. cilt Alemdarda Var Bir Yılan/Az Şekerli 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    11. Sayfa
    8. cilt Tüneldeki Çocuk/Mahkeme Kapısı 1970, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 9. cilt Balıkçının Ölümü-Yaşasın Edebiyat (Yazılar), 1977, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 10. cilt Açık Hava Oteli (Konuşmalar, Mektuplar), 1980, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 11. cilt Müthiş Bir Tren (Öykü), 1981, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 12. cilt Yaşamak Hırsı (G. Simenon’dan çeviri roman), 1982, Derleyen, Muzaffer Uygun er, Bilgi Yayınevi 13. cilt Şimdi Sevişme Vakti (Şiirler), 1986, Derleyen, Muzaffer Uygun er, Bilgi Yayınevi 14. cilt Sevgiliye Mektup (Hikayeler, Yazılar, Mektuplar, Konuşmalar)1987, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi 15. cilt Bitmemiş Senfoni ve Sait Faik Kaynakçası 2001, Derleyen, Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi Havuz Başı / Son Kuşlar, 2001, Yapı Kredi Yayınları Alemdarda Var Bir Yılan, 2002, Yapı Kredi Yayınları Ölümünden Sonra Yayımlanan Yapıtları style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    12. Sayfa
    Birtakım İnsanlar, 2002, Yapı Kredi Yayınları Havada Bulut, 2002, Yapı Kredi Yayınları Havuz Başı, 2002, Yapı Kredi Yayınları Kayıp Aranıyor, 2002, Yapı Kredi Yayınları Kumpanya, 2002, Yapı Kredi Yayınları Lüzumsuz Adam, 2002, Yapı Kredi Yayınları Sarnıç, 2002, Yapı Kredi Yayınları Semaver, 2002, Yapı Kredi Yayınları Son Kuşlar, 2002, Yapı Kredi Yayınları Şahmerdan, 2002, Yapı Kredi Yayınları Mahalle Kahvesi, 2003, Yapı Kredi Yayınları Karganı Bağışla, (Mektup ve Kartpostallar) 2003, Yapı Kredi Yayınları Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri, 2003, Yapı Kredi Yayınları Ölümünden Sonra Yayımlanan Yapıtları style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    13. Sayfa
    Toplu Öyküler - 1 / Semaver, Sarnıç, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, 2002, Yapı Kredi Yayınları Hikâyecinin Kaderi, 2005, Yapı Kredi Yayınları Seçme Hikâyeler-Sait Faik Abasıyanık, 2005, Yapı Kredi Yayınları Öyle Bir Hikâye, 2002, Yapı Kredi Yayınları Ölümünden Sonra Yayımlanan Yapıtları style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    14. Sayfa
    SONstyle.visibilitystyle.visibility

  • 2
    Önizleme: 3 yıl önce

    Sait Fait Abasıyanık Hayatı ve Edebi Kişiliği Sunusu

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    Sait Faik AbasıyanıkHAYATI VE EDEBİ KİŞİLİĞİ

    2. Sayfa
    23 Kasım 1906’da Adapazarı’nda doğdu. İlköğrenimini doğduğu kentte, Rehber-Terakki adlı özel okulda yaptıktan sonra, iki yıl Adapazarı İdaresi’ne devam etti. İstanbul Erkek Lisesi’ne giden Sait Faik, orta öğrenimini 1928 yılında Bursa Erkek Lisesi’ni tamamladı.

    3. Sayfa
    Sait Faik Abasıyanık kendi ifadesiyle, liseyi “heyamola ile” bitirdikten sonra fakülteyi terk ederek, Fransa’nın Grenople kendine giderek edebiyat öğrenimi yapmaya başlamıştır. Üç yıl süren bu öğrencilik döneminde Sait Faik Paris, Strassburg, Lion, ve Marsilya arasında yolculuk yapmış, yaz aylarında da İstanbul’a gelmiştir.

    4. Sayfa
    1933 yılında babasının isteği üzerine İstanbul’a dönen Sait Faik, Yağ İskele’sinde babasının bir arkadaşıyla ortak bir ticaret evi açmış, ancak burasının iflası ile ticareti bir daha dönmemek üzere terketmiştir. Daha sonra bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Lisesi’nde Türkçe grup dersleri öğretmenliği yapmış, kısa sürede bu işi de bırakıp gazeteciliğe başlamış ve adliye muhbirliği yapmıştır.

    5. Sayfa
    1939 yılında babasını yitiren Sait Faik, 1943 yılında gazeteciliği de terk ederek kendini salt yazmaya vermiş, gönlünce, avare bir yaşam sürmüş, Burgaz Ada’ya yerleşerek çok sevdiği balıkçıların, gündelik ekmeklerinin peşinde koşan küçük insanların arasında yaşamıştır.

    6. Sayfa
    5 mayıs 1954’de, sirozun az görülen “ihtilatlarından “özofaş kanaması” geçirerek Marmara Kliniği’ne kaldırılmış, ancak kanama bir türlü durdurulamayınca 11 Mayıs günü saat 02.35’de yaşamını yitirmiştir.

    7. Sayfa
    Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen Sait Faik’in annesi, oğlunun ölümünden sonra, her yıl önceki yılın en başarılı öykü kitabına verilmek üzere onun adına, hala süren bir ödül kurmuştur

    8. Sayfa
    YAZIM YAŞAMIYazın/ sanatla ilgili daha lise yıllarında başlayan Sait Faik yazmaya şiirle girmiş, ilk ürünlerini Meşale dergisine göndermiş, yazarın ölümünden sonra Yaşar Nabi Nayır bunları varlık dergisinde yayımlamıştır. Bu arada öykü de yazmaya başlayan Sait Faik, kendisini bu yolda teşvik eden Kenan Hulusi Koray’ın aracılığıyla “uçurtma” adlı ilk yazısını Milliyet gazetesinin sanat sayfasında yayımlamıştır.

    9. Sayfa
    (9 aralık 1929). “İpekli Mendil” adlı ilk öyküyü 15 Nisan 1934 tarihli Varlık dergisinin 19’ncu sayısında çıkan Sait Faik, o yılların birbiri ardına batıp çıkan dergilerinde, gazetelerin eklerinde öykü ve yazılar yayımlamış, ilk kitabını da 1936’da çıkarmıştır:

    10. Sayfa
    Semaver. 1939 yılımda yayımladığı Şahmerdan’daki “Çeşme” adlı öyküsü için “Örf İdare Mahkemesi” dava açmış, 1944 yılında yayımladığı Medar-ı Maişet Motoru adlı ilk romanı toplatılmış (ikinci baskı Bir Takım İnsanlar adıyla yapılmıştır.

    11. Sayfa
    Simenon’un Yaşamak Hırsı adlı romanını Türkçe’ye çeviren Sait Faik’in öyküleri Sabri Esat Siyavuşgil tarafından Un Point Sur La Carte adıyla Fransızca’ya çevirerek (1954) Milli Eğitim Bakanlığı’nca Hollanda da yayımlanmıştır.

    12. Sayfa
    Alangu Sait Faik’in üç kez öykü yazmaya ara verdiğini, yazıdan soğuduğunu belirtmektedir: 1-1939’da babasının ölümü, 2-1944’te Medar-ı Maişet Motoru’nun toplatılması, 3-1946’da siroz teşhisi konması üzerine.

    13. Sayfa
    YAPITLARISemaver (1936), Sarnıç (1939), Şahmerdan (1940), Medar-ı Maişet motoru Roman-1944), Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Havada Bulut (1951), Kumpanya (1951), Havuzbaşı (1952), Son Kuşlar (1952), Kayıp Aranıyor (Roman-1953), Şimdi Sevişme Vakti ( Şiir-1953), Alemdağ’da Var Bir Yılan (1954), Az Şekerli (1954),

    14. Sayfa
    Tüneldeki Çocuk (Öyküler/röportajlar-1955), Mahkeme Kapısı (Adliye röportajları 1956), Balıkçının Ölümü/Yaşasın Edebiyat (1977, Der, M. Uyguner), Açıkhava Oteli/ Konuşmalar- Mektuplar (1980, Der. M Uyguner) , Müthiş Bir Tren (1981 Der. M. Uyguner), Sevgiliye Mektuplar (1987, Der.M. Uyguner), Bitmemiş Senfoni (1989, Der. M. Uyguner)

    15. Sayfa
    SANATISait Faik’in Yaşamı boyunca öykü’ye bağlı kaldığı görülmektedir. Havada Bulut ve Kumpanya adlı iki uzun öyküsü de dahil olmak üzere Sait Faik’in öykülerini iki döneme ayırmak mümkündür: Semaver (1936), Sarnıç(1939) ve Şahmerdan (1940) adlı kitapların oluşturduğu ilk dönemle ikinci dönemi açan Lüzumsuz Adam (1948) arasında sekiz yıllık bir ara bulunmaktadır.  

    16. Sayfa
    Bu yalnızlığın temellendirilebileceği sorunsala giriş olarak şu sözlerine kulak verilmelidir Sait Faik’in : “İnsanoğlu için yasaklı hayvanda diyebiliriz. Mikroplar bile birer yasak değil mi? Aşklar yasaktır. İnsanlar birbirine yasaktır. Canım çekiyor diye öpemem seni güzel çocuk”.

    17. Sayfa
    İnsanın doğa ile birlikteliğini şu parça da çok iyi biçimde dile getirmektedir: “Güneş bir sel gibi demirli topraktan akıyor, ta tepeden seyrettiğim bu güzel plaja, bir göle dökülür gibi dökülüyordu. O kadar tahammül edilmez bir çağırışla çağırıyordum ki, dayanamadım. Keçi yolunu çömelerek kaydım

    18. Sayfa
    Yalnızlık temel kategoridir Sait Faik’te. “Binlere karşı birdim. Onbinlere karşı birdim.” Diye çaresizliğini duyuran, toplumdan kendisine yöneltilmiş hasmaneliği imleyen bu sesteki acılık yeni kazanılmış değildir elbet. Daha ilk öykülerinde görülür Sait Faik’in bu yalnızlığı ve iletişimsizliği:

    19. Sayfa
    1. El İşçiliğine Sevgi: Sait Faik’in hep yoksul insanların, dar gelirlilerin, küçük esnafın ve zanaatkarın öykücüsü olarak kaldığını daha önce başka tanıklara da başvurarak belirttim.

    20. Sayfa
    2.  Doğa Sevgisi: Doğa, insanın tümleyicisidir Sait Faik’te. Kentleşmenin olumsuz sonuçlarına Son Kuşlar’da değindiğini ve yapılaşmanın yabancılaşmaya yol açtığını ima ettiğini ve ilk çevreci öyküleri yazdığını ima ettim. İnsanın doğa ile birlikteliğini yeniden sağlamak, bu duyguyu canlandırmak ister insanda:

    21. Sayfa
    3. Avarelik ve Yalnızlık:Sait Faik’in kentin içinde bir gezgin gibi gezdiğini, çevreyi seyrettiğini yukarda vurguladım. Ara sokaklarda, semt kahvelerinde, ucuz sinemalarda sabah akşam dolaşıp; yaşamın ayrıntılarını, gizlerini kaydetmektedir anlatıcı.

    22. Sayfa
    ÖZET1.   Sait Faik, geleneksel “tahkiye” anlayışı içinde kurgulanan, yani olaya, kişilere, entrikaya, başlangıç ve sonuca dayanan öykücülük anlayışını kırmış, daha çok atmosfer öyküsü denebilecek ürünler vermiştir.

    23. Sayfa
    Büyük kentin insansal ve doğal coğrafyasının sınırlarını genişletmiş, öykünün o yıllara kadar göremediği tabaka ve kesimlerin içine girmiştir. Geliştirdiği hümanist söylem kendisinden sonraki öyküleri büyük ölçüde etkilemiştir.

    24. Sayfa
    2.   Sait Faik, Son Kuşlar ve Alemdağı’nda Var Bir Yılan adlı son kitabındaki öyküleriyle gerek dil gerekse betimleme düzleminde yeni bir aşama yapmıştır. Gerçek üstü özellikler taşıdıgı söylenen bu öykülerinde gerçeküstücülükten çok bireysel psikolojinin öne çıkarıldığından söz edebilir.

    25. Sayfa
    3.    Anlıksal ve düşünsel olanı değil duygusal-duyusal olanı yetkin biçimde dile getirmiştir Sait Faik. Öykülerini olaydan değil doğrudan doğruya yaşanan an’dan almıştır. Öykülerindeki ayrıntı zenginliği de anın derinlemesine kavranılmış olmasından gelmektedir

    26. Sayfa
    4.    Biçim/biçem açısından bir kural tanımaz olduğu bellidir. Bu yüzden öykülerini dilbilgisi açısından okuyanlar birçok Türkçe hatasını bulmaktadırlar. Ancak doğru yazmak ile bir yazın dili kurmak arasında fark vardır.

    27. Sayfa
    Sait Faik, o yılların katibi denilebilecek öykü dilinden halkın gündelik diline geçmiş, Tanpınar’ın Yahya Kemal için kullandığı sözlerle “sokakta konuşulan Türkçe’yi bir had olarak” almıştır.

    28. Sayfa
    5.    Son yıllarda biçim/biçem ve içerik sorunları üzerinde daha çok düşünmeye başlamış, bu düzeyler arasında daha sağlam örgüler kurmayı başarmıştır. İçerik düzeyi daha çok bireysel sorunlarca belirlendiği ölçüde dili de düşsel/sanrısal bir görünüm almaya başlamış

    29. Sayfa
    HAZIRLAYAN:HÜSNÜ KAYATÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ 2.SINIFNO:0441

Sait Faik Abasıyanık Hayatı Soru & Cevap

  • 1

    3 yıl önce

    Soru : sait faik abasıyanık eserleri.?

Sait Faik Abasıyanık Hayatı Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Kapak Resmi
Sait Faik Abasıyanık
Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin